• PDF

Hz. Mevlana'nın yazdığı Mesnevi-i şerifin ilk 18 beyiti Ney ile ilgilidir. Bu 18 beyit Farsça ve Türkçe olarak aşağıdadır.


Bişnev in ney çün

Mesnevinin ilk 18 beyiti Farsça dinleyin(Ney Taksimli)
Mesnevinin ilk 18 beyiti Türkçe ve Farsça dinleyin


FARSÇA (فارسی - Parsi)


Bişnev in ney çün hikâyet mîküned 
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned

Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend
Ez nefîrem merd ü  zen nâlîdeend

Sîne hâhem şerha şerha ez firâk
Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk

Herkesî kû dûr mand ez asl-ı hiş
Bâz cûyed rûzgâr-ı vasl-ı hîş

Men beher cem’iyyetî nâlân şüdem
Cüft-i bedhâlân ü hoşhâlân şüdem

Herkesî ez zann-i hod şüd yâr-i men 
Vez derûn-i men necüst esrâr-i   men         

Sırr-ı men ez nâle-i men dûr nist
Lîk çeşm-i gûşrâ an nûr nîst

Ten zi cân ü cân zi ten mestûr nîst
Lîk kes râ dîd-i cân destûr nîst

Âteşest în bang-i nây ü nîst bâd
Her ki în âteş nedâred nîst bâd

Âteş-i ıskest ke’nder ney fütâd
Cûşiş-i ışkest ke’nder mey fütâd

Ney harîf-i herki ez yârî bürîd
Perdehâyeş perdehây-i mâ dirîd

Hem çü ney zehrî vü tiryâkî ki dîd
Hem çü ney dem sâz ü müştâkî ki dîd

Ney hadîs-i râh-i pür mîküned
Kıssahây-i ışk-ı mecnûn mîküned

Mahrem-î în hûş cüz bîhûş nist
Mer zebânrâ müşterî cüz gûş nîst

Der gam-î mâ rûzhâ bîgâh şüd
Rûzhâ bâ sûzhâ hemrâh şüd

Rûzhâ ger reft gû rev bâk nîst
Tû bimân ey ânki çün tû pâk n

Herki cüz mâhî zi âbeş sîr şüd
Herki bîrûzîst rûzeş dîr şüd

Der neyâbed hâl-i puhte hîç hâm
Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm


 

TÜRKÇE (Turkish)

 

Dinle bu ney neler hikâyet ediyor
Ayrılıklardan nasıl şikâyet ediyor

Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan
erkek ve kadın etkilenen herkes inlemektedir.

İştiyâk derdini şerhedebilmem için,
ayrılık acılarıyle şerha şerhâ olmuş bir kalb isterim.

Aslından vatanından uzaklaşmış olan kimse,
orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar.

Ben her cemiyette, her mecliste inledim durdum. Bedhâl (kötü huylu)
olanlarla da, hoşhâl (iyi huylu) olanlarla da düşüp kalktım.

Herkes kendi anlayışına göre benim yârim oldu.
İçimdeki esrârı araştırmadı.

Benim sırrım feryâdımdan uzak değildir. Lâkin her gözde onu
görecek nûr, her kulakda onu işitecek kudret yoktur.

Beden ruhdan, ruh bedenden gizli değildir.
Lâkin herkesin rûhu görmesine ruhsat yoktur.

Şu neyin sesi âteşdir; havâ değildir.
Her kimde bu âteş yoksa, o kimse yok olsun.

Neydeki âteş ile meydeki kabarış,
hep aşk eseridir.

Ney, yârinden ayrılmış olanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri,
bizim nûrânî ve zulmânî perdelerimizi -yânî, vuslata mânî olan perdelerimizi- yırtmıştır.

Ney gibi hem zehir, hem panzehir;
hem demsâz, hem müştâk bir şeyi kim görmüştür

Ney, kanlı bir yoldan bahseder,
Mecnûnâne aşkları hikâye eder.

Dile kulakdan başka müşteri olmadığı gibi, mâneviyâtı idrâk
etmeye de bîhûş olandan başka mahrem yoktur

Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti. O günler, mahrûmiyyetten ve
ayrılıktan hâssıl olan ateşlerle arkadaş oldu –yânî, ateşlerle, yanmalarla geçti

Günler geçip gittiyse varsın geçsin.
Ey pâk ve mübârek olan insân-ı kâmil; hemen sen vâr ol!..

Balıktan başkası onun suyuna kandı.
Nasibsiz olanın da rızkı gecikti.

Ham ervâh olanlar, pişkin ve yetişkin zevâtın hâlinden anlamazlar.
O halde sözü kısa kesmek gerektir vesselâm.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile